2 Nisan 2014 Çarşamba

Astım Ve Alerji


Astım, solunum yollarının süregelen bir iltihap sonucu yüksek düzeyde duyarlı bir hale gelmesine ve bazı etkenlerle (genellikle dış etkenler) solunum yolunun daralmasına sebebiyet veren bir hastalıktır. Bir çok farklı kaynakta astımdan alerjik astım ve alerjik bronşit şeklinde bahsedildiğini baz alırsak, astımı da bir alerji türü olarak nitelendirmemiz yanlış olmayacaktır.

Astım, özellikle çocuklarda bronşların bazı nedenlerle zarar görmesi soncunda oluşan hassasiyet nedeniyle oluşmaktadır. En gözle görünür astım belirtileri, sık öksürük, hışırtı ve nefes darlığı ya da nefes daralmasıdır. Fakat yine de unutmamak gerekir ki bu belirtiler astımın olabileceği gibi diğer bazı hastalıkların da belirtisi olarak kendilerini gösterebilirler. Bu nedenle teşhis aşamasında ne peşin hüküm vererek hastaya astım denilmeli ne de astıma yakalanılmış olma ihtimali göz ardı edilmelidir.



Astım, genetik kaynaklı olduğundan dolayı kişisel olarak korunmanın pek de mümkün olmadığı bir hastalıktır. Fakat astım hastasıysanız, bazı önlemler alarak hastalığın ve yaşanacak olan astım krizi ya da atağının şiddetini gözle görünür bir oranda düşürmeniz de mümkündür. Bunlar gündelik hayatta belki de fazla önemsemediğiniz davranışlardır fakat önemsediğiniz ve dikkat ettiğiniz takdirde hastalığın etkilerinden büyük oranda uzaklaşmanız da mümkündür. Örneğin tüylü ve toz tutabilecek eşyaları tercih etmemeniz, evcil hayvan beslememeniz (besliyorsanız da evinizin dışında beslemeniz), sigara içmemeniz, parfümlü sabun, şampuan veya tütsü gibi güçlü kokulardan uzak durmanız, halı ve kilim yerine parke veya kalebodur gibi toz tutmayan zemin kaplamaları seçmeniz kişisel olarak alabileceğiniz önlemlerden sadece birkaçı.

Astım tedavisi ise, en başta çocuklar için anne sütüyle mümkün olabilmektedir.  Çünkü doğumun ardından anne sütüyle beslenen bebeklerde, inek sütü yahut mamalarla beslenenlere göre alerjik hastalıklar daha az gelişmektedir.

Bunun dışında astım ilaçları bazında düşünüldüğünde kullanılabilecekler semptom giderici ve kontrol ediciler olmak üzere ikiye ayrılır. Astım tedavisi için semptom gidericilerin işlevi yalnızca belirtileri kontrol etmektir. En fazla iki hafta ya da bir ay gibi, kısa süreli şekilde kullanılır. İkincil olarak da astım tedavisinde uzun süreli etki gösteren kontrol edici ilaçlar bulunmaktadır. Bunlar hastalığın belirtilerini kontrol eder ve devamlı şekilde kullanılır.

Astımın her beş çocuktan ikisinde, her yedi gençten birinde ve her on yetişkinden birinde görüldüğü düşünüldüğünde, alerji çeşitleri içinde kendisinden sonra geleni şüphesiz ki polen alerjisidir. Özellikle de Mart, Nisan ve Mayıs aylarında polenlerin havaya yayılması kaynaklı olarak artış gösteren polen alerjisi, alerji çeşitleri içinde belki de gündelik hayatta bize en çok engel olan hastalıklardandır. Polen alerjisi belirtileri içindeki sık burun kaşınması, hapşırma, burun tıkanması, gözlerde sulanma ve kaşınma yaşam kalitemizin seviyesini düşürecek etkenlerdendir.

Hastalığa karşı en etkili çözüm immunoterapi denilen polen alerjisi aşısı tedavisidir ve başarısı %100’e yakındır. Bu tedavi sayesinde bünyenin ilaca duyduğu ihtiyaç azalacak ve aynı zamanda hastalığın ilerlemesini de durduracaktır. Aşı tedavisinde cilt altına enjeksiyon ve dil altı damla şeklinde iki yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntemler hastalığın cinsine göre seçilir ve uygulanır.

Sonuç olarak gösterdiğimiz semptomların altında bir alerjinin yatıp yatmadığını en doğru ve sağlıklı yoldan öğrenmek ise ancak alerji testi yaptırılarak mümkün olur. Alerji testi nasıl yapılır konusunda, öncelikle araştırmanız gereken alerji testi yapan hastaneler ve alanında uzman doktorları araştırmaktır. Doğru teknikle ve doğru uzmanlar tarafından alerji testi yapıldığında, en doğru teşhise ulaşır ve edinilen bu bilgi paralelinde tedavi ya da önlem amaçlı neler yapmamız gerektiğini daha doğru şekilde analiz edebiliriz.


31 Mart 2014 Pazartesi

Besin Alerjisi Ve Belirtileri


Besin alerjisi nedir?
Besin alerjisi hem halk tarafından hem de doktorlar tarafından bolca kullanılan bir terimdir. Genelde bir besin maddesinden dolayı oluşan reaksiyona besin alerjisi denir. Örneğin yumurtaya bağlı olarak gelişen baş ağrıları, süt içini sonrası oluşan şişkinlikler kesin besin alerjisidir diyemeyiz.
Gerçek besin alerjisi vücutlarımızda o besin maddesine karşı IgE cinsinden antikorlar oluşursa gözükür. Çocuklarda yüzde beş civarında gözükürken yetişkinlerde bu oran yüzde bire kadar inmektedir.


Besin alerjisi belirtileri nelerdir?
Değişik belirtiler gözükebilir. Genelde tek bir organ veya deri yerine daha fazla sistem etkilenir. Farklı kişilerde farklı tepkimeler oluşabilir. Alerji bulunan maddenin tüketilmesinden sonra dakikalar veya saatler içinde kendini gösterebilir. Deride bozulmalar gibi basit durumlar oluşabileceği gibi ölüme yol açma riski de vardır. Sindirim sisteminde bulantı, kusma, karın ağrıları oluşabilmektedir. Besin alerjisi belirtilerinde ilk olarak ağız ve boğazda belirtiler görünmeye başlar.

Solunum sisteminde ise en çok sorun çıkaran besinler yumurta, süt, balık ve fındıktır. Sülfitler, aspartam gibi besin katkısı olan maddeler solunum sistemlerinden sıkıntılara sebep olabilmektedir. Fakat sanılanın aksine bu ürünler sebebi ile besin alerjisi gözükme şansı yüzde beşten bile azdır.

Deride de belirtiler gözükebilir. Besinlerin yenmesinden sonra veya temas edilmesinden sonra akut ürtiker oluşabilir. Teşhisi son derece kolay olan bu durumlar besinin alınmasından hemen sonra ortaya çıkar.

11 Mart 2014 Salı

Egzama Tedavisi


Egzamanın oluşmasında pek çok sebep bulunabilir. Egzama olan çocuklarda ciltte yağ miktarı ve içeriğinde bozulmalar gözükür. Ciltte gözüken değişme sonucu su kaybı yaşanır. Su kaybı dolayısı ile de kaşıntı yaşanır. Cildin yapısının iyice bozulması ile iltihaplı hücreler ciltte toplanır. Sonuç olarak egzama belirtileri ortaya çıkmaya başlar.
Bebeklerde egzama görülmesinin en başlıca sebebi gıda alerjisidir. Genelde cilt doktoruna giden egzamalı çocuklar nemlendirici ve merhemler ile doktordan ayrılırlar. Düzelme olabilir ama olmayabilir de. Asıl sebep gıda alerjisi olabilir ve gıda alındıkça düzelmeyebilir. Bu sebeple egzama olduğu belirlenen çocuklarda sebebin kesin kaynağının bulunması çok önemlidir.


Egzama tedavisi sırasında alerjenlerden korunma ve kimyasallardan korunmanın yanı sıra nemlendiriciler, cilt tedavileri bulunur. Egzama tedavisinde asıl olan en az ilaç ile mümkün ise kortizonsuz merhemler kullanılarak tedavi yapılmasıdır.
Egzama tedavisi için diyet de önemlidir. Alerji belirlenen gıdalar kesinlikle tüketilmemelidir. Yine katkı maddesi bulunan gıdalar da tüketilmemelidir. Gıda maddelerine alerjisi olanların katkı maddesine karşı olan hassasiyetleri yaklaşık 10 kat daha fazladır.


Doğru bir cilt temizliği ve cilt bakımı yine önem arz eden konulardan biridir. Egzama tedavisi sırasında egzamalı çocukların ciltleri kuru olur ve cilde zarar vermeyen şampuanlar kullanılmalıdır. Banyo çıkışlarında vücudun su kaybetmemesi için özel banyo yağları da kullanılabilir. Kuru ciltler için nemlendirici kullanmak çok önemlidir. Banyo sonrası ilk beş dakikada nemlendirici kullanılması doğru olacaktır. 

5 Şubat 2014 Çarşamba

GİŞE REKORLARI KIRAN FİLM: DÜĞÜN DERNEK

Son zamanlarda sıkça konuşulan ve tartışılan Düğün Dernek filmi Recep İvedik’in gişe rekorlarını da geçerek tüm gözleri üzerine çekti. Sivas’ta geçen bir taşra komedisi olan film, Sivaslı olan Selçuk Aydemir tarafından yapılmış. Leyla ile Mecnun, İşler Güçler gibi komedilerin son zamanlarda ön plana çıkması ve Düğün Dernek filminde de benzer kadroların yer alması filmi merak edenlerin sayısını artırıyor. Filmde İç Anadolu topraklarındaki esnaf kültürü, taşra ahlakı, erkek hegamonyası ve diğer birçok mizanseni görmek mümkün. Film kimileri tarafından kötü yorumlar alıp komik bulunmazken bazıları için şimdiye kadarki en iyi Türk komedilerinden. Tüm eleştiriler bir kenara bırakıldığında ise filmin ulaştığı kişi sayısı başarısı tartışılmaz. Henüz gösterimden ve gündemden ayrılmamış olan film, bir süre daha konuşulacağa benziyor.

29 Ocak 2014 Çarşamba

Astım ve Alerjik nezle

Astım nedir?

Çocuklarda hava yollarının (Bronş, akciğer içindeki hava keselerinin) çeşitli nedenlerle inflamasyon denilen olaylarla koruyucu mukaza tabakasının hasarlanmasına ve gözenekler oluşmasına neden olmaktadır. Bunun sonucu hava yollarında aşırı bir hassasiyet gelişmekte ve sık sık öksürük, hışıltı, nefes daralması şikayetlerinin ortaya çıkmasıyla sonuçlanan bir hastalıktır. 

Alerjik nezle kaç çeşittir?

Alerjik nezle sadece bahar aylarında görülüyorsa mevsimsel alerjik nezle, yıl boyu görülüyorsa devamlı (persistan) alerjik nezle adı almaktadır.

Bu sınıflama günümüzde değişmiştir. Mevsimsel alerjik nezle aralıklı alerjik nezle ve devamlı alerjik nezle olarak sınıflanmaktadır. Devamlı alerjik nezlede belirtiler haftanın 4 gününden fazla olur ve 4 haftadan uzun sürmektedir.

Alerjik nezlenin uykuyu, iş performansını etkilemesi ve günlük aktiviteleri etkileyip etkilememesine göre hafif, orta-ciddi olarak sınıflanmaktadır.

21 Ocak 2014 Salı

Bellonalı Çocukluğum

Ülkemizde halı denilince aklıma nedense Bellona halı gelir. Belki çocukluğumdan aklımda kalan reklamlarıyla ya da annemin her zaman kullandığı halı markası olması sebebiyle bilmiyorum. Ama yıllarca o Bellona halıların üzerinde oyunlar oynadım. Çizgileri üzerinde arabalar yarıştırdım. Hala hatıralarım dün gibi canlıdır. Çocukluğumun bariz bir izidir, zihnimde Bellona halılar.


Aradan yıllar hatta uzun yıllar geçmiş olsa bile, ne zaman bir Bellona dükkanı görsem yüzümde istemeden de olsa bir gülümseme belirir. Yıllardır çocukluğumun bende bıraktığı tatlı bir anıdır. Bazen üzüldüğüm bile olur. Benden sonra gelen nesiller halı üzerinde araba süremeyecekler diye.